Prof. Dr. Emin Ünüvar Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Işıklar cad. Şükran Ap No:10, D:2, Küçükbakkalköy, Ataşehir. 0(216)5772030 ve 0(552)3080510
Prof. Dr. Emin Ünüvar

Merhaba, internet sitem üzerinden tecrübelerimi sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyacağım.



Sağlık dolu günler dilerim.



Gazi ve Şehitlerimizin bizlere olan emanetleri, şehit ve gazi çocuklarına ücretsiz hizmet sunmaktayım.



Mapfre, Allianz, AXA, Groupama, Anadolu, Anadolu Hayat Emeklilik, Acıbadem, Demir Hayat, Ergo, Euroka, Türkiye sigortaları ve İş Bankası  ile anlaşmalıyız.



COVID-19 salgını nedeniyle muayeneye gelemeyen, uzakta olan hastalarımıza online danışmanlık hizmeti de sunmaktayız. Sekreterimle iletişime geçebilirsiniz. Tel 0 552 308 0510


Doktora Sor
ÇOCUKLARDA COVID-19 ENFEKSİYONU: 10 SORU, 10 CEVAP

Çocuklarda COVID-19 Enfeksiyonu : 10 Soru, 10 Cevap

1. Çocuklarda COVID-19 enfeksiyonu sıklığı nedir? Salgında Ocak 2020'den beridir olan epidemiyolojik bilgiler COVID-19 enfeksiyonun erişkinler gibi çocuklarda da olabildiğini göstermektedir. Enfeksiyon olsa da HASTALIK hali, yani COVID-19 HASTALIK tablosu olma olasılığı çocuklarda erişkinlere göre daha düşüktür. Hastalık görülme oranı erişkinlerin yaklaşık %10-20'si oranındadır. Çocuklarda asemptomatik dediğimiz klinik hastalık bulgusu vermeden hastalığı geçirme oranı yaklaşık %50-60 oranındadır. Çocuklarda klinik bulguların olduğu hastalık tablosu özellikle altta kronik bir hastalığı olanlarda, bir yaş altındaki süt çocuklarında ve adölesan yaş grubu dediğimiz gençlerde  görülmektedir. Kreş, yuva çocuklarının çoğunluğu asemptomatik geçirmektedir. COVID-19 etkeninin çocuklarda ağır hastalık yapmamasının kesin nedeni tam bilinmemekle birlikte çocuklarda ACE-2 reseptörlerinin daha az olması, daha aktif bir immun sistemin olması, çocuklarda uyguladığımız diğer aşıların olası olumlu etkileri, fizyolojik farklı bazı özellikleri ile açıklanabilir. Çocukların hastalığın yayılmasındaki rolleri salgının ilk dönemlerinde yüksek oranda gösterilmişse de çocukların etkeni bulaştırma süreleri ve viral yükleri erişkinlere göre daha düşük düzeydedir. Hastaneye yatış oranı %0.52, yoğun bakım yatış oranı da %0.05  düzeylerindedir. Mortalite oranı ise %0.02 düzeyindedir. Ancak zaman içinde salgında yeni varyant tipler, aşı ile erişkinlerin korunması ile varyant virüslerin çocuklarda COVID-19 enfeksiyonuna neden olma ve hastaneye yatış oranlarında salgının ilk dönemlerine göre bir artış söz konusudur. Bu açıdan varyant virüslerin enfeksiyonlarında dikkatli olunmalıdır. Eylül 2021 de ABD kaynaklarına göre çocuk vakalarda salgının ile dönemlerine göre %10-12 oranında bir artış görülmektedir. Hastaneye yatış oranı da %1.5-4 düzeyindedir.

2. Çocuklarda COVID-19 enfeksiyon hastalığının klinik bulguları nelerdir? Çocuklarda COVID-19 enfeksiyonu enfekte vakalrın %50-60'ında asemptomatik görülmektedir. Hiçbir klinik bulgu vermeyebilir. Özellikle kreş ve okul çocuklarında bu şekildedir. Çocuk COVID-19 vakalarında ateş en sık bulgudur (%58). Özellikle bir yaş altındaki çocuklarda daha belirgindir. Bunu sıklık sırasına göre öksürük izler (%46). Öksürük vakaların yaklaşık yarısında vardır. Burun tıkanıklığı, dolgunluğu %36 ile üçüncü sıradaki klinik bulgudur. Bpğaz ağrısı, baş ağrısı, miyalji, kırgınlık hali, karın ağrısı, yutma güçlüğü, ishal, deri döküntüleri ve koku duyusunda, tat duyusunda sorunlar erişkin kadar sık olmasa da görülebilir. Bu semptomlar kendi içerisinde vakadan vakaya göre asemptomatikten birkaç buglunun bir arada olmasıyla da gözlenebilir. Bu klinik bulgular diğer solunum yolu viral enfeksiyonlarında da olabileceğinden klinik bulgular COVID-19 a spesifik değildir. COVID-19 enfeksiyonunu klinik bulgularla diğerinden ayırt etmek mümkün değildir. Semptomların süresi ortalama olarak 3-5 gündür. Daha sonra kendiliğinden geriler. COVID-19 vakalarında ateş 5 günden daha uzun sürüyorsa dikkatli olunmalıdır. Pnömoni küçük çocuklarda değil daha büyük, adölesan vakalarda karşımıza çıkmaktadır. Akciğer dinleme bulguları genelde normaldir. Pnömoni tanısı akciğer grafisine göre konulmaktadır. Bakteriyel ko-enfeksiyon oranı düşüktür. 

3.COVID-19 enfeksiyonu tanısı nasıl konulur? Çocuklarda COVID-19 enfeksiyonun klinik bulguları diğer sorlunum yolu virüslerinin yaptığı enfeksiyon ahstalığı tablolarından ayırt edilemez. Klinik bulgular kesin tanı için ayırt edici özellikte değildir. kesin tanı için yaygın olarak kullanılan PCR testi tercih edilmektedir. Diğer testler antikor testleri, kan biyokimyası ile ilgili testler, akciğer grafisi ve CT incelemesi, daha detaylı bazı testler gerektiği durumlarda istenebilir. Testlerin istenebilirlik durumu çocuğun klinik bulgularına, yaşadığı coğrafi bölgenin özelliklerine ve salgının durumuna göre değişebilmektedir. Ayaktan vakalarda, basit klinik bulgular varsa, asemptomatikse, ciddiyet göstermiyorsa, altta yatan kronik bir hastalığı yoksa, evde veya yakın cevresinde temaslı olduğu COVID-19 enfeksiyonlu bir birey yoksa, daha önce yakın zamanda COVID-19 pozitifliği var ve okula veya kreşe gitmeyecekse PCR testi yapmak her vakada gerekmez. Ciddiyet varsa, hastaneye yatış söz konsuuysa, altta yatan kronik bir hastalığı varsa, COVID-19 lu birisi ile son 14 günde temas öyküsü varsa, daha önce COVID PCR testi pozitifse okula kreşe gidebilmesinde negatif olduğunu gösterebilmek için PCR testi istenebilir. Hastenye yatış gerektiren herhangi bir hastalıkta, ameliyat ve bir girişim öncesinde bulaşma riskini en aza indirmek için PCR testinin yapılması önerilmektedir. 

4.Çocuklarda COVID-19 enfeksiyonun tedavisi nasıldır? Çocuklarda COVID-19 enfeksiyonu genelde hafif bir hastalık veya asemptomatik olarak geçirilir. Hastaneye yatış gerektirme oranı oldukça düşüktür (%0.5-4). Hastaneye yatış küçük değil daha büyük çocuklarda, gençlerde olmakta ve pnömoni tablosu ile olmaktadır. Hastalığa yönelik kesin etkinliği gösterilmiş bir ilaç bulunmamaktadır. Yatak istirahati, ateş ve burun akıntısı için semptomatik bazı ilaçlar ( parasetamol, ibuprofen, burun spreyleri vb) kullanılabilir. Bol sıvı alınması ve dengeli beslenilmesi önemlidir. Çocuklarda kullanılan antiviral bir ajan bulunmamaktadır. Antibiyotikler etkisizdir. Hastalık başladıktan sonra bağışıklığı desteklemek (!) amacıyla ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılan bir çok ilacın kanıtlı bir faydası bulunmamaktadır. Riskli çocuklarda erken tanı döneminde hiperimmun globulinler (monoklonal spesifik antikorlar) erişkinlerde faydalı bulunmuşsa da çocuklardaki etkinlikleri tartışmalıdır. Bunlar ancak spesifik durumlarda hastalığın erken dönemlerinde kullanılabilir. Hastalık stresinin de azaltılması tedavide yararlıdır. Hastaneye yatırılan ciddi vakalarda oksijen tedavisi ve bazı özel ilaçlar kullanılmaktadır.

5. Çocuklarda COVID-19 hastalığı seyri, prognozu nasıldır? Erişkin vakalara göre çocuklarda proganoz iyidir, kısa sürede çoğu vaka düzelir. Hastaneye yatış oranı %0.5-4 oranındadır. Yatış özellikle büyük çocuklarda ve bir yaş altı çocuklarda olmaktadır. Hastaneye yatışı yapılan vakalarda pnömoni, solunum güçlüğü %16 oranında gözlenebilmektedir. Bakteriyel ko-enfeksiyon oranı oldukça düşüktür (%4). Çocukların yoğun bakıma gitme oranı %0.02 düzeyindedir ve mortalite oranı da %0-0.02 düzeyindedir. Varyantlara göre bazı değişikliler gösterilse de prognoz çocuklarda yüz güldürücüdür. Riskli gruplarda altta bir kronik hastalık varsa (Diabetes mellitus, kronik böbrek yetersizliği, immun yetersizlik, vb) daha dikkatli olunmalıdır. Bu kronik hastalığı olanlarda da hastaneye yatış oranı %12 düzeyindedir.

6. Çocukların hastalığı bulaştırmadaki rolleri nedir? Asemptomatik çocuk vakalarda bu sorunun kesin cevabı bilinmemektedir. Ancak erişkin bilgilerinde asemptomatik vakaların bulaştırıcılıkları düşük virüs yükleri nedeniyle hasta, ateşli olan bireylere göre daha düşüktür. Hasta olan çocuklara salgının seyri sırasında bakıldığında çocuklara bulaşma erişkinlerden olmuştur. Ebeveynleri, aile bireyleri, yakın temastaki erişkinler, öğretmenlerden çocuklara hastalık geçmiştir. Okullarda, kreşlerde çocuktan çocuğa bulaşma riski bulunsa da bu risk UYGUN ÖNLEMLER ALINDIĞINDA ve dikkat edildiğinde yüksek değidlir. Asemptomatik ve hasta çocukların olup olmaması değil, kreş ve okullardaki önlemler bulaşma riskini azaltmada etkindir. Viral yükü yüksek olsa da süt çocuklarının bulaştırmada rolleri kesin bilinmemekte, kesin bir kanıya varılamamaktadır. Varyantların bulaşma riskleri daha yüksek bulunduğundan okullarda alınacak korunma önelemleri büyük önem arz etmektedir. Çocuktan erişkinelere yaygın bulaşma, yüksek oranda bulaşma gösterilememiştir.

7.Çocuklarımızı COVID-19 hastalığından nasıl koruyabiliriz? Her solunum yolu enfeksiyonunda olduğu gibi genel önlemler ilk adımda yer alır. Kalabalık ortamlardan olabildiğince uzak kalma, temasın azaltılması, sık el yıkama, kişisel hijyene dikkat edilmesi, dengeli beslenmenin sürdürülmesi ve maske kullanımıdır. Maske kullanımı pandemi nedeniyle önerilmektedir. Özellikle kapalı ortamlarda, vaka sayılarının yüksek olduğu bölgelerde kullanılmalıdır. Çocuklarda maske kullanımı 2 yaş ve üzerinde önerilmektedir. Maskeler en fazla günlük kullanılmalı ve yenilenmelidir. N95 maskeler ancak özel durumlarda, hastanede, kronik bir hastalık durumu varsa tercih edilmeli, rutin kullanılmamalıdır. Koruyucu kişiel önlemlerin alındığı ve uygulandığı kreş ve okullarda çocuktan çocuğa bulaşma oldukça düşük bulunmuştur. Okullarda sınıfların yeterince havalandırılması da önemlidir.

8. Bağışıklığı desteklemek için neler yapabiliriz? Vücudumuzun bağışıklık sistemi mükemmel çalışan güçlü bir yapıya sahiptir ve anne karnından itibaren mükemmel çalışır. Hayat bağışıklık sistemimize bağlıdır. Yapısı mükemmel olan bu sistemin normal koşullarda çok da bir desteğe ihtiyacı yoktur. Zira en ufak bir sorunda dahi ciddi hastalık tablolarını karşımızda buluruz. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden çok dengesi önemlidir. Ne eksik ne de fazla çalışmalıdır. Hayat bir denge, ahenktir. Bunu sağlayabilmek için çocuklarımızın beslenmesinin sağlıklı ve dengeli olması, ana besin öğelerinin eksiksiz sağlanması, vitaminlerin desteklenmesi, bazı eser elementlerin verilmesi, yeterince su ve sıvı alımının sağlanması önemlidir. Vitaminler vücudumuzda hayati öneme sahip biyokimyasal ürünlerdir. Beslenmesi yeterli olan çocukta bir çoğunu dışarıdan sağlayabiliriz. Ek bir desteğe gerek yoktur. Sadece D vitamini güneş ışınlarından elde ettiğimiz için özellikle kış dönemlerinde düzeyinde azalma gözlenir. Bu nedenle bir yaş altında günde 400 IU, 1-12 yaş arasında da 600 IU D vitamini desteği önerilmektedir. D vitamini bağışıklık sisteminizin dengeli çalışmasında da etkin role sahiptir. Sağlıklı beslenen bir çocukta C vitamini, çinko, B vitaminleri, probiyotiklerin desteğine gerek yoktur. Bunların ssolunum yolu enfeksiyonlarının sıklığını ve şiddetini azalttığı kanıtlı değildir. Sağlıklı beslenme sonrasında, düzenli bir günlük yaşam önemlidir. Circadian ritm önem arz eder. Çocukların uyku düzenleri bağışıklığı destekler. Yorgun vücut çabuk hastalanır. Uyku sonrasında stresten olabildiğince uzak, düzenli bir aile yapısı çocuk için önemlidir. Çocukların gerekli olan rutin aşılarının yapılması, kişisel hijyenin öğretilmesi ve uyulması, el yıkama ve diş fırçalama alışkanlıkları da dolaylı yoldan bağışıklığı destekler. 

9.Çocuklarda COVID-19 aşıları uygulanabilir mi? Salgının başlamasından sonra planlanan ve yürütülen araştırmalar sonucunda bazı COVID-19 enfeksiyonnuna korunmada etkinliği gösterilmiş aşılar kullanıma girmiştir. Yurt dışındaki saygın ilaç otoritelerinden (ABD de FDA, Avrupada EMA) önce salgında erken onay, daha sonra da yapısal onay almış aşılar vardır. Ülkemizde Şubat 2021 'den itibaren önce inaktif COVID-19 aşısı (CoronaVac, Sinovac firması, Çin) yüksek risk grubundaki erişkinlere uygulanmıştır. Bu aşısının çocuklarda etkinliği kanıtlı değildir. Bunu gösteren bir yayınlanmış Faz-3'ü tamamlamış klinik bir araştırma bulunmamaktadır. Faz1/2 çalışmasında (Lancet Infect Dis Haziran 2021, Çin'de türütülen bri araştırma 3-17 yaş) 3 mikrogram CoronaVac aşı dozunun yeterli antikor titresine ulaştığı görülmektedir. Diğer COVID-19 aşıları da dünyada  yaygın olarak kullanılan Pfizer/BioNTECH BNT162B2 ve Moderna mRNA -1273 aşılardır. Bu iki aşı da mRNA tekonolojisi ile üretilmiş nanopartikül yeni nesil aşılardır. Erişkinlerde Faz-3 daha sonra Mayıs 2021 de de çocuklarda 12-18 yaş arasında Faz-3 klinik çalışmalarını tamamlayarak ilaç otoritelerinden önce acil, daha sonra etkin kullanım onayını almışlardır. Ülkemizde Pfizer/BioNTECH aşısı bulunmaktadır. Bu aşıların klinik çalışamaları bulunmakta ve korunmada etkinlikleri kanıtlıdır. Pfizer/BioNTECH m RNA aşısı 12 yaş ve üzerinde tavsiye edilmektedir. Moderna mRNA aşısı ülkemizde bulunammaktadır.

10.Çocuklarda COVID-19 aşılarının istenmeyen etkileri nelerdir? Aşıların istenmeyen etkileri (VAERS) her ülkede sağlık otoritesince izlenmektedir. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı farmakovijilans merkezi aşıların ve tüm ilaçların beklenen veya beklenmeyen hafif, ağır her türlü istenmeyen etkilerini izlemektedir. Dünya da bu aşılar yaygın kullanıldığı için diğer sağlık otoriteleri de bu takibi yapmaktadır. COVID-19 aşılarının hastalık, hastaneye yatış, yoğun bakıma yatış ve mortalite oranını düşürmedeki etkinlikleri oldukça yüksek oranlardadır ve klinik araştırma sonuçları ile de kanıtlıdır. Hastalığı geçirdiğinizdeki riskler aşıya bağlı sitenmeyen etkilerden kat be kat daha yüksek ve risklidir. Örneğin COVID-19 enfeksiyonun, yani hastalığının miyoperikardite neden olma oranı aşının istenmeyen etkisinden 8 kat daha yüksektir. Kısaca fayda zarar oranı göz önüne alındığında aşıların faydası tartışılmazdır. Fayda zarar oranında aşılama açık ara üstündür. COVID-19 özellikle de mRNA aşısı sonrasında 12-18 yaş gençlerimizde en sık görülen istenmeyen etki aşı yerinde ağrı, kırgınlık, hafif ateş buglularıdır. Lokal reaksiyon ve aşı yerinde ağrı %40-50 vakada görülmekte ve 72 saat içinde düzelmektedir. Hafif ateş ve kırgınlık da benzer zaman dilimi içinde geçmektedir. En korkulan ve aileleri tedirgin eden miyoperikardit durumudur. Görülme oranı oldukça düşüktür ve literatürde sayılı vakalar vardır. Çocuklarda miyperikardit nedeniyle kaybedilen bir vaka olmayıp miyoperikardit vakalarının hepsi de yaklaşık 5-7 gün içerisinde düzelmişlerdir. Aşıya bağlı miyoperikardit daha çok erkek cinsiyette ve ikinci dozdan sonra ilk 3-5 gün içerinde olmakta, göğüs ağrısı tipik bulgusudur. Aşıların istenmeyen etkileri genelde aşılama sonrasındaki ilk 1-3 gün içerinde olmakta ve düzelmektedir. 

Çocuklarda COVID-19 enfeksiyonu ile ilgili sık sorulan sorular:

-- Çocuğumda astım var aşı olmasında bir sakınca var mıdır? Hayır yoktur. Aşının içindeki maddelerden birine karşı bir alerjiniz varsa bu durumda dikkatli olunmalı hastanede yapılmalıdır. Önlemler alınmalıdır. Eğer içerisindeki bir maddeye bilinen bir alerjiniz yoksa aşı yapılabilir. 

-- Emziriyorum aşı olabilir miyim? bebeğimi de korumuş olur muyum? Emziren anneler COVID-19 aşısı hem inaktif hem de mRNA aşılarını olabilirler. Bir sakınca bulunammaktadır. Annede oluşan antikorlar bebeğinize anne sütü ile fazla miktarda geçmez. Anne sütünde bulunsa da miktarı düşüktür. Hem bir mikta geçebilir hem de siz aşılı olduğunuzdan bebeğinizi korumuş olursunuz.

-- Ailecek COVID-19 enfeksiyonu geçirdik. Çocuğuma aşı ne zaman yapabilirim? COVID-19 enfeksiyonu geçirdikten en az 3 ay sonrasında aşı olabilirsiniz. COVID-19 geçirenlerde tek doz mRNA aşılarının etkin antikor yanıtı sağladığı gösterilmiştir. Buna karşın bir süre sonra ikinci dozu olmanız da önerilir. ilk doz ile ikinci doz arası 4-12 hafta arasında olabilir.

--Çocuğum tam aşı oldu hemen sonrasında da maalesef COVID enfeksiyonu geçirdiği saptandı. Aşının bir zararı olur mu? Hayır olmaz. Aşı olmak enfeksiyon tablosunda bir değişmeye neden olmaz.

--mRNA COVID aşılarında canlı virüs mü var? KESİNLİKLE HAYIR. virüsün koruyucu antikor oluşumunu sağlayan antijenik yapısını benzer şekilde taşıyan nanoteknoloji ile hazırlanmış bir mRNA vardır. Canlı bir materyel bulunmamaktadır.

--mRNA aşıları vücudumuzda uzun süreli mi kalıyor? Hayır, mRNA aşılarının ömürleri oldukça kısadır. Hücrede kısa sürede ilgili enzimlerimiz ( RNAazlar) tarafından parçalanır. Antijenik uyarıyı yaptıktan sonra kanda kaybolur.

-- mRNA aşıları otoimmun bazı hastalıklara neden olabilir mi veya onları daha da kötüleştirebilir mi? Aşılar ve otoimmun yanıt benzerdir. Aşılar immun sistemi bağışıklık için uyarır, otoimmun hastalıklarda ise aşı gibi bir uyarı olmadan bilinmeyen bir nedenle immun sisteminiz uyarılır. Bu nedenle aşılar otoimmun hastalıklara neden olmaz belki sadece eğer sizin vucudunuzda buna bir eğilim varsa ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Bu nedenle eğer sizin otoimmun bir hastalığınız varsa, kontrol altında değilse bu durumda hekiminizin önerisine uymanız gerektiğinde risk durumunuza göre aşı seçiminizi ona göre yapmanız önerilir.

-- Gebeler aşılanabilir mi? COVID-19 aşıları yeni olan aşılardır. Bu nedenle antijen uyarısının olası riskleri nedeniyle 20. gebelik hastasından önce yapılması tavsiye edilmez, önerilmez. Gebeliğin son 3 ayı içinde risk durumu da göz alınarak isteğe bağlı olarak COVID aşıları uygulanabilir. Gebelikte uygulanan aşılar hem anneyi hem de bebeğini korumada yararlıdır.

--İlk doz aşımı oldum, ikinci dozdan önce koruyucu antikor bakmalı mıyım? Hayır, gerekmez. Viral enfeksiyonlara bağışıklıkta  T hücresel immunite önemlidir. Bu nedenle bakılmasına gerek yoktur, gereksizdir. Biz çocukluk döneminde birçok aşıyı bu şekilde uygulamaktayız. Antikorlar hücresel immuniteyi ölçemezler.

--Koruyucu antikorlarda hangi düzey koruyucu kabul edilir? Bu sorunun cevabı açık değildir. T hücresel immunite önemlidir bu da antikora yansımaz, kesin bir ölçüm yolu bilinmemektedir. Antikorunuzun yüksek olması her zaman korunduğunuz anlamını taşımaz. Önemli olan antikor değil aşıyı olmanızdır.

--Çocuğumu okula göndermeli miyim? Evet, gerekli koruyucu önelmeleri alarak gönderebilirsiniz. Bu konuda yukarıdaki 10 soru ve cevabı açıktır.

--Çocuğum antibiyotik tedavi alıyor. Aşı olmasına engel midir? Hayır engel değildir. aşısını olabilir.

--COVID aşıları diğer çocukluk aşıları ile birlikte olabilir mi? diğer aşılardaki kural burada da geçerlidir. İki aşı dozu arasında en az 4 hafta bırakılması uygun olacaktır.

-- COVID aşılarımı oldum. Yine maske kullanmalı mıyım? Evet, salgında belli bir iyileşme noktasına gelinceye kadar toplum sağlığı için bulaşmayı en düşük düzeye indirmek için maske kullanımına bir süre daha devam etmeliyiz.

-- Çocuklarda maske kullanımı kalbini yorar mı? sorun oluşturu mu? Hayır oluşturmaz. Maske kullanmanın kardiyovasküler sisteme olumsuz bir etkisi gösterilememiştir.


Sınırlı Sorumluluk Beyanı
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.© 2010 - 2021, Tüm hakları saklıdır. Gizlilik Sözleşmesi. Bu web sitesi CEOTECH tarafından yapılmıştır. Daha detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.